seni hep sevdim

 

Kaç kez gittim senden. Yenilgiler yalnız yaşanırdı ve sen her zamankinden daha çok yoktun. Sensizliğin hiçbir türüne alışamadığımı bilirdin, ama yoktun. Her zamankinden daha çok yoktun ve benim sana vurgunluğumda kesilmemiş cezalara karşı nasıl savunmasız olduğumu bilirdin. Kaç kez gittim senden. Yine sana döndüm, her defasında sana döndüm, zemherilerde yere düşürülmüş bir çiçek kadar çaresizdim; üşüyordum ellerin olmayınca tenimde. Yenilgiler yalnız yaşanırdı ve sen her zamankinden daha çok yoktun. Kaç kez gittim senden. Kendimden gittim, tanımlanmamış yenilgilerdi; bedeli sensizlikti de ben sensiz yapamazdım; yaşayamazdım iflasını gözlerimde. İşte bu yüzden, yalnızca bu yüzden kaç kez yine sana döndüm. Kendimle döndüm, sen olmadın. Her yeni buluşmada biraz daha benimdin ve sen her zamankinden daha çok yoktun. Kim bilir hangi mevsimlerde unutulmuş bir şarkıydı dudaklarını kanatan. Yanlış basan notalarda ben hiç olmadım, saklama sakın. Kaç kez gittim senden. Aykırı yakınlıklardı bizi bitiren. Sen uzaklıklarda kendini arardın; benim yakınlıklarımsa yalnızca sanaydı. Kendimden gittim sonunda. Tanımlanmamış yenilgilerdi; bedeli sensizlikti de ben sensiz yapamazdım; yaşayamazdım iflasını gözlerimde. Yanlış kurulmuş denklemlerde çözüm aramak yakışmazdı sana. Olmazdı sevdiğim. Her sözün ayrılık üzre fermanlardı ve sen her zamankinden daha çok yoktun. Kaç kez gittim senden. Yine sana döndüm, her defasında sana döndüm. Ellerimi eski sıcaklığınla tutman yeterliydi, bilirdin. Ve sen her zamankinden daha çok yoktun. Kaç kez gittim senden. Kaç kez sana döndüm. Anlatmak yetmez sevdiğim; anlamak yetmez. Bir gün bedenim beklenmedik tükenip düşerken toprağa, korkuyla uyanacaksın gecenin bilinmez yerinde. Anılar patlayacak içinde, gözlerinde çiğ tanesi ıslaklıklar. Buz kesilecek elin, ayağın. Sarsılacaksın! .Senin için döne döne yanmaktan korkmam da külümü başka küller arasında görünce tanıyamazsın diye korkarım. Kül ateşin çocuğudur sevdiğim. Kimin nasıl yandığını ateşten başkası bilmez. Yeryüzünde bir toz zerresi kalsam da ben seni yine tanırım. Çiçek yüzüne başka hangi toz gelse, dirilir, yine yanarım. Yaşamak nedir?? diye soruyorum kendime. Hiçbir tanımda sen yoksun. Olmuyor. Sen olmayınca olmuyor. Sen… Akşamın alacasında ya da gecenin giz dolu sessizliğinde hüzünler dayanılmaz ağırlığıyla çökünce, uğruna uslanmaz çocuklar gibi ağladığım. Gözlerin… Senin gözlerin. İçimde herkesten kıskanarak, patlamaya hazır tomurcuklar gibi sakladığım umutlarımı sunduğum gözlerin. Kristal sevgi ışıltılarıyla bakması varken, uzaklıklarda felaketim olmasına alışamadığım gözlerin. Ellerin… Senin ellerin. Kim bilir hangi yaban elleri ısıtan ellerin. Tanrı’nın vadettiği bir günde bana beni getirmesi için sorgusuz beklediğim ellerin. Yüzün… Senin yüzün. Bakınca, kendimi hiçbir zaman göremediğim yüzün. Et-kemik yığını bir insan silüeti olarak bulunduğum yere yığılıp kalınca, iki elimle hayalini gözlerime delice bastırıp yangınlarda özlediğim yüzün. “Yaşamak nedir?” diye soruyorum kendime. Hiçbir tanımda sen yoksun. Olmuyor. Sen olmayınca olmuyor Yaşamak isterdim ben de bütün canlılar gibi. Oysa, kıyısız denizlerde akıntıyla sürüklenen bir yapraktan farksızım artık. Olmuyor. İflah etmezlerde sevdiğim ey!.. Sen yoksun. Olmuyor. ………………………………….. Aşkın bütün iklimlerinde sevdim seni. Gün oldu tenin yabancılaştı tenime, kendime vurdum. Deniz fırtınalarında dev dalgaların kayalarda patlaması gibi kendime vurdum. Senden yine vazgeçmedim. Aşkın bütün iklimlerinde sevdim seni. Gün oldu düğüne gider gibi ölümlere hazırladım bedenimi. İçimde sen vardın, olmadı. Seni nasıl sevdiysem, sensiz her andan o kadar korktum, olmadı. Aşkın bütün iklimlerinde sevdim seni. Söylenmez sözler söylenir olduğunda isyanım zehir gibi aktı içime. Bütün hücrelerim apansız biçim değiştirdi. Seni yeniden ürettim. Her defasında ana rahminden yeni doğmuş maviş bir bebek kadar suçsuzdun. Yine sevdim seni. Söylenmez sözler söylenir olduğunda resmin sırıl-sıklamdı ellerimde. En çok o zamanlarda tenin yabancılaştı tenime, kendime vurdum. Deniz fırtınalarında dev dalgaların kayalarda patlaması gibi kendime vurdum. Aşkın bütün iklimlerinde sevdim seni. Çok zaman ezbere bildiğim her şeyi unuttum. Kimliğimi unuttum ey sevgili!… Benzeri görülmemiş tuhaf bir yaratıktım, ama seni unutmadım. Beynimden damıttığım umutlar büyüttüm içimde. Bir sabah beni sıcacık öpüşlerle uyandıracağına ilişkin umutlar büyüttüm, yazsam anlar mısın? Söyle sevgili, seni ne çok sevdim bilir misin? Aşkın bütün iklimlerinde sevdim seni. Gelinmez yollardan geldim, nasıl pusluydum. Ellerim unutmadı sıcaklığını, yanılma / senden yine vazgeçmedim. Aşkın bütün iklimlerinde sevdim seni. Gün oldu yaşanmamış hüzünler ısmarladım gözlerime. Gelinmez yollardan geldim sana, teninde erimeye geldim; ellerim unutmadı sıcaklığını. Seni öyle sevdim.
KENAN  KALECİKLİ

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s