. HER NE İSEK O OLAN HALİMİZLE YARATICININ İFADESİYİZ…

ALFA Düzeyinden OMEGA’ya (SONSUZ BİLİNCE)

Varma Yolunda Duygu Aşamaları
UTANÇ; en olumsuz insan duygusudur. İlk aşılması gerekendir. HER NE İSEK O OLAN HALİMİZLE YARATICININ İFADESİYİZ… Utanacak eylemler yaptı isek kendimizi bağışlamak ve yeni utanç duygusu yaratmadan en güzel ifademizle var olmaya başlamak ile bu aşama katedilir…

SUÇLULUK; hatalar sonucu ortaya çıkan duygudur. Hata yapmadan öğrenilmeyeceğini, bu dünyada öğrenmek için var olduğumuzu kabul ile başlayıp, deneyimlerde aslında hata diye bir şey olmadığını, her ne ise o yaşanan şeyin o şekilde yaşanması gerektiği için öyle olduğunu kabullenmek gerekir. Hata yok suçluluk yok… Her şey olması gerektiği gibi olmuştur.

APATİ; kendimizi reddetme ile dışarıya karşı tepkisizlik olarak ortaya çıkar. Kendimize olduğumuz gibi olma özgürlüğü tanıdığımız ve iç barışımıza kavuştuğumuzda, kendimize ilgisiz olmadığımızda, dışarıya karşı da ilgisiz, duyarsız olma halinden özgürleşiriz. Kendine karşı ilgi, özenve duyarlılık geliştiren, dışarıya da ilgi, özen ve duyarlılık geliştirecektir.

KEDER; kendimizde alışık olduğumuz sahip olduğumuzu sandığımız şeyler bizden uzaklaşmaya başladığında ya da uzaklaştığında hissederiz. Çoğu kez geçmişle ilgilidir, geçmiş ile hesaplaşırken ortaya çıkar. An’da kalmaktır ilacı.

KORKU, genellikle geçmişte yaşanılmış, şahit olunmuş öğrenilmiş bilinçaltı kayıtlarıdır. Tekrar yaşamayı tercih etmediğimiz deneyimlerin düşünce kalıbıdır. Bunların geçmişte öğrenilmiş negatif düşünce kalıpları olduğunu fark edip, düşünce ve duygularımızda korkuya yer vermeyerek bu deneyimlerin esaretinden kurtulabiliriz. Korktuğumuz şeyleri deneyim olarak hayatımıza çektiğimizi fark edip, korkularımızdan özgürleşmektir çözümü…

ARZU, İD düzeyinde ego ile işbirliği halinde çalışan bir duygudur. Elde etme, sahip olma dürtüsüyle ortaya çıkar. Nefs hakimiyetini belki de en zor aşamalarından biridir.

ÖFKE; Genellikle, karşımızda bizi bizle yüzleştiren durumlarda patlama düzeyinde ortaya çıkan bir duygudur. Öfkeleniyorsak o durumda ya da o olayda kendimize dair, kendimizde hoşlanmadığımız bir şey görmüşüzdür.

GURUR, egonun en güçlü silahı, bireysellik ile birliğe varılırken, ben diyen gurur ile yolda kalınabilir.. Ben ile bireysellik arasındaki küçük fark.

CESARET; Her ne isek o olan halimizle yaratıcının bir parçası olma bilincine vardığımızda ortaya çıkan şey…

TARAFSIZLIK; var olan her şeyin kendi yerinde olması gerektiği şekilde olduğunu, hiç bir olayın rastlantı olmadığını kavrama hali… Puzzle’ın bütününe bakıp, o çirkin parça olmazsa o puzzle ın eksik olacağının idraki…

İSTEK; Bütünün bir parçası olmanın farkındalığının verdiği coşkuyla her şeye karşı bütünün hayrını gözeterek coşkunca istek duyma hali… Oyundaki rolün idraki…

KABUL; tam teslimiyet, şüphesiz, korkusuz…

AKIL; tam teslimiyete varana kadar geçen süreçte vicdanın aşırı uyarılması sonucu ortaya çıkan helva gibi olma halinden, makul vicdana geçiş…

SEVGİ; koşulsuz sevgiyle yaradılanı yaradandan ötürü sevme hali…

SEVİNÇ; Artık şımarabilriz, bu kadar şeyi aştıktan sonra..:)) koşullara bağlı olmaksızın mutluluk hali..

BARIŞ….. Varoluşumuz boyunca varmaya çalıştığımız hedef… Dünya gezegeni kutbiyet prensibiyle işlemektedir. Buna dualite denilmektedir. Her şeyin zıddıyla var olduğu bu gezegende, negatif kutbiyet hep baskın olmuştur. Özgür iradenin esas olduğu gezegenimizde, kutsal kitaplarla yol gösterilmeye ışık tutulmaya çalışılmış fakat menfi şekilde çarpıtılmışlar, anlaşılmamışlar hatta bile bile anlaşılmamazlıktan gelinmiştir. Daha önce defalarca hasat geçirmiş her seferinde çok az insan hasat edilebilmiş, gerisi tufanlar ve felaketlerle yok olmuştur. İşte o hep özlemi çekilen barış insanın olgunlaşma sürecinin sonunda varacağı noktadır ve insanın içindedir aslında. İçsel barış ve memnuniyet, dışarıda barış ve memnuniyeti ortaya çıkartır. Bu zamanları en muhteşem kılan şey ise, insanlık tarihi boyunca bu kadar çok insanın ilk kez sahiden içsel barışı yakalaması ve bunu dışarıya ifade edebilmesidir… Dünya varoluşu boyunca hiç bu kadar çok sayıda bilinçle BİR’lik ve BARIŞ dememiştir. Her dil, ırk, ve milletten insan uyanmakta ve uyanıştır Barışı getirecek olan…

Alfa Düzeyi, dini doyum ile ilgilidir. Tüm kutsal kitapların alfa kanalıyla geldiği ifade edilir. Geçiş gerçekleştiğinde Alfa’dan Omega’ya , Dinler Dönemi de kapanacaktır.

Oya AKTAŞ 1

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı kutluyaşam içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

6 Responses to . HER NE İSEK O OLAN HALİMİZLE YARATICININ İFADESİYİZ…

  1. thesunrise133 dedi ki:

    Hiç beklemediğin karşılaşmalar yaşarsın. Yıldızların yazmadığı ve üzerine ışığın vurmayacağını sandığın yanlarında aniden mücevherler elmaslar bulursun ve dersin ” Bu ne biçim bir yanım meğerse ne büyük hazineler gizliymiş kaçtığım yönlerimde”… Aşk bin suretli TEK sevgilidir.. Her yanda, her an ve daimadır…

  2. thesunrise133 dedi ki:

    Seyr icinde seyr olsun.En tehlikelisi Hakk yoluna girip bir yerde takilip kalmaktir.Suyun icinde susuzluktan olmektir o vakit. Ariflerce , susadikca icilen, ictikce doyulmayan ne buyuk deryadir bu Yol. Gonul sarhoslugudur. M-ibn Arabi

  3. thesunrise133 dedi ki:

    Sonsuz sinirsiz TEK’I paylasamazsin; idrak edip anlatamazsin! Sen; sendeki acilmis esmalarin farkindaliginda olup O’nu aktarabilirsin!
    Kabin ne kadar buyukse Farkindaligin o kadar buyuktur!
    Allah’I idrak ettigini soyleyenin Firevunluk mertebesi mubarek olsun..

  4. thesunrise133 dedi ki:

    Her şey seni bekliyor,
    Her şey gelmeni,
    İçeri girmeni,
    Senin elinin değmesini,
    Gözünün dokunmasını,
    Ve her şey tekrarlıyor,
    Seni nice sevdiğimi… CS

  5. thesunrise133 dedi ki:

    Artık ne sevmek istiyorum ne de sevilmek.
    Çünkü hep yarım kaldı sevmelerim.
    Ve hep sahteydi sevilmelerim…ÖA

  6. thesunrise133 dedi ki:

    Dışa değil içe baktığında özüne dönersin, endişen kalmaz!..
    Seni özünden, seni kendinin en iyi versiyonun olmaktan, seni aşk olmaktan alıkoyan her an, içe bak!..
    Bu kafidir… İnan!…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s