bilgi ruhu ,bilge insanları aydınlatır…

Siz hiç Güneşin doğuşunu izlediniz mi?

O ortada yokken heryer karanlıktır. Doğmadan önce ilk ışıklarını önden gönderir, gökyüzünü yedi renge büründürür. Sonra da bütün haşmetiyle görünür. Daha fazla parlamak için yükselir, yedi rengi tekrar kendi içinde toplar ve beyaza dönüşür. Artık o, bütün parlaklığıyla ortadadır, aydınlatmak için herşeyi.

Güneş heryeri ve herşeyi nasıl aydınlatıyorsa, bilgi de ruhu öyle aydınlatır. Bilgilenmeye başlamak, güneşin ilk ışıkları gibidir. Önce değişik renkleri deneyimlersiniz. Bilgilendikçe her şeyi daha iyi görmeye başlarsınız. Önce kendinizi farkedersiniz ve sonra etrafınızda olanları. Yükselip, aydınlığa ulaşmak ve parlayabilmek için düşünce denizine dalarsınız, sorgularsınız kendinizi ve herşeyi. Sonunda “ne ve kim” olduğunuzu “nereden gelip nereye gittiğinizi” anlamaya başlarsınız. Yükseldikçe farkındalığınız daha da artar. Günün birinde var oluşunuzun gerçek nedenini anlar, ışık olur, parlamaya başlarsınız, aydınlatmak için herkesi ve herşeyi.

Erol Yurderi

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı bilgeadam içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to bilgi ruhu ,bilge insanları aydınlatır…

  1. thesunrise133 dedi ki:

    Kuşların ötmesindeki hikmetin ne olduğunu hiç sormayız. Çünkü, ötmek onların hazzıdır ve onlar ötmek için yaratılmışlardır. Öyleyse insan aklının semavatın sırlarını çözmeyi neden kendisine dert edindiğini de sormamalı. Yaratıcımız, duygularımıza aklı, sadece insan günlük maişetini kazansın diye vermiş değildir. Birçok akılsız mahluk bunu insandan daha iyi beceriyor. Bilakis yaratıcımız, gördüğümüz şeylerin varlığından, onların varoluş sebeplerine varalım diye aklı vermiştir..
    Johannes Kepler

  2. thesunrise133 dedi ki:

    Her sanatın önü bilgidir; ondan sonra yapmak gelir. Sonsuz gidişler, sonsuz hüner sanatlar hep düşüncelerde doğan suretlerin gölgesidir.
    Bir ilahi inayete uğramak, yüzlerce çalışıp çabalamadan yeğdir. Bütün sanatlar şüphesiz önce vahiyden meydana gelir; sonra akıl onların üstüne bazı şeyler katar. Arayan aradığını bulsun diye yerden ne biterse ihtiyaç sahipleri için biter.
    Bilgi sahibi olmanın yolu sözledir; sanat bellemenin yolu işle. Ey bahtlı kişi: Kuru duayı bırak; ağaç isteyen tohum eker. Tohumun yoksa Allah yine o dua yüzünden sana bir fidan bağışlar ki görenler ne hoş çalışmış da ne güzel bir fidana sahip olmuş derler. Meyve elde etmeye bir ümidi olmasaydı hiç bahçıvan ağaç diker miydi?”
    Mevlânâ Celâleddîn

  3. thesunrise133 dedi ki:

    Bu hayatı NEFS-İ ‘n kucağında yaşayanların ,
    ihtiyAÇ diye gördükleri TÜM HAYALİ PERDELER
    gÖZ yaşıyla yıkanmadıkça ,
    GÖNÜL GÖZünden kalkmayacaktır…
    (hizmetkar)

  4. thesunrise133 dedi ki:

    Onder Gurel
    ”♥Yaşanılan sıkıntılar, esasında insanoğluna verilmiş olan ibretlerdir.
    Kimi bu ibretleri nazara alır kimi ise farkına varmadan, isyanda bulunur.
    Oysa her sıkıntı insana birşeyler öğretir. Nasıl bir ham meyvenin olgunlaşmasını bekleyip daha sonra ağaçdan hasat ediliyorsa, insanında ibretlerin farkına varıp sabırlı bir duruş sergilemesi hakkında en hayırlıdır”Sevgi♥ÖG♥İman

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s