Aşkı doyasıya yaşamaktan korkulmaz. Korkunun olduğu yerde aşk olmaz. Aşkın olduğu yerde korku yoktur. Işık varsa karanlık yoktur. Karanlık varsa ışık yoktur.
Sevgiyi, sevmeyi hep düşünmeli. Bir yüreğin yüreğine eklendiğini düşünmeli. Verilen elin eldeki sıcaklığını düşünmeli. Bunlar sevgi dünyasının devasa devinimleri. Ve insana yansımaları, hem de yansımaları çok devasa. Giderek büyüyen ve çığlaşan hayatsal derinlik. Giderek bağıtlanan, bağıtlandıkça birbirini sarmalayan güzellik..
Aşktan korkulmaz.
Hele temeli cesaret olan aşktan hiç korkulmaz. Aşık olmaktan, aşık olduğundan kaçılmaz. Aşık olduğuna bağlanmaktan, giderek hayatının bütün alanlarına yansımasından hiç korkulmaz. Her anını doldurmasından korkulmaz. Herşeyin onda tekleşmesinden korkulmaz. Aşkın aşkınlaşmasından korkulmaz.
Aşktan korkulmaz.
Korkunun endişe gölgesiyle, aşkın güneşi boğulmaz. Aşkta hesap yapılmaz; aşktan hesap sorulmaz. Aşkta yarın olamaz, aşkın yarını hesaplanmaz. Yarını düşünen nasıl kahraman olamazsa, yarını hesap eden aşık olamaz. Hesap ediyorsa aşık değildir.
Aşktan korkulmaz.
Aşk; sevginin sarhoşluğu ve sınır tanımazlığıdır. Aşkta pazarlık olmaz ve aşkla pazarlık yapılmaz. Aşk kırallığında ve sevgi sarhoşluğunda an vardır. Yarın yoktur. An’ı yaşamanın anılara yüklediği hazsal şahaneliğin sınır tanımaz ritüelinde savrulmak hayatın olmazsa olmazıdır. Ve bir daha yaşanılmayacak cennetsi tadıdır. Aşk cennet kokusudur. Aşk dünyaya cennetten gönderilmiş hayatın adıdır.
Aşktan korkulmaz.
Aşkı doyasıya yaşamaktan korkulmaz. Korkuyla yaşamak arasında bocalanmaz. Aşk beklenmedik bir anda gönül tahtına kurulan Kafdağından gelen konuktur. Nazlıdır. Zariftir. Ürkektir. Bir o kadar da kalıcıdır. Konuk olduğu yüreğin sahibinin gel-gitlerinin yaralamalarına dayanamaz.
Aşktan korkulmaz.
Aşka her zaman gönül kapısında belirmez. Nadirdir. Nadir olduğunun, zerafetinin uzayan gölgesinde ülkeleri aşar. Uzayda sonsuzlaşır. Bu güzelliği yakalayan yaşamalı doyumsuzca. Yarın endişesinde boğmamalı.
Aşktan korkulmaz.
Aşkı doyasıya yaşamaktan korkulmaz.
Sait Edip Akdağ
—
Bütün kabuller senin seçimlerin neticesinde ortaya çıkmaktadır. Çizginiz ve anlayışınız sizin gökkuşağınızdır. Böyle oluncada kâder anlayışları idrâklerinizin boyu ölçüsünde nitelik değiştirecektir. Olması gereken oluyor zeten, olanı kim engelleyebilir ki ? Çünkü kişi kabul etmediği şeyi uygulamaz. Bilenmekliği mümkün olmayan şey ortaya konmaz ! “O” herşeyin içinde dışında sahibi olandır…
Kelimeler beni bağışlasın,
cümleler özrümü kabul etsin,
siz de üzerinde durmayıp ‘neyse’ derseniz…
‘Hali pür melal’im anlaşılmış olur:
İnsan bazen en çok kendinden yorulur..
sizin için bu kadar az şey yapan insanların aklınızı ve duygularınızı bu kadar fazla kontrol etmelerine izin vermeyin
Hadi yüreğim ha gayret bak bahar geldi bile… yeniden yeşeren umutlarımızla birlikte
Bazen gitmek ister aklın..
Ruhunsa aklına dargın,
kalıverirsin öylece…
Birden bir şimşek, ardından gök gürültüsü…
Sağanak başlar deli gibi, olduğun yere çökersin..
Süzülür her yanından yağmur..
Dilinde Dua….Suskun…!
D.Dilek
..İlla Aşık olmak istedimki, bilineyim AŞK’ımdan …
İSLAM’ı Hakkıyla yaşayan önce MUSA sonra İSA sonra MUHAMMED’iliği tatmış ve GERÇEK’ten tamamlanmıştır…
SELAM SELAMdandır…
“Ancak içinden aydınlanan dışına ışık verir .”
ALLAH’ IM..!
Alnı secdede duranlar hatırına !
Hesabı nefsine soranlar hatırına !
Gözlerini ilimle yoranlar hatırına .
Emaneti yoluna serenler hatırına !
Gül Muhammed(s.av.)hatırına
Bizleri affet ALLAH’IM.!!!