AŞKIN İBADETİNİ BİLMEYENE BAYRAM BAGIŞLANMAZMIŞ….

Şifa eğitimlerinde, üzerinde özellikle durduğumuz konu;
“Şifacının, önce kendini şifalandırması gerekliliğidir”.
Şifada öncelikli koşul budur.
Yaşamda da öncelikli koşul budur.
Kendine yardım edemeyen başkasına da edemez.
Kendini dengeye getiremeyen başkasını da getiremez.
Kendine ait yolu olmayan, başkasına da yol gösteremez.
Kendi öğrenemeyen, başkasına da öğretemez.
Bunlar çoğaltılabilir.
Bu nedenle, aynı zamanda, ” söze değil, öze bakmalı” derim sıklıkla.
Söylenilen sözlerin ne kadar derin ya da süslü olduğunun bir önemi yoktur; insanları yaşam biçimlerine, yaşama bakış biçimlerine göre değerlendirmek gerekir. Çünkü ancak bu gösterir gerçeği.

Karla Mclaren; bu konuyu oldukça anlaşılır bir şekilde ele almış.
Okuyunuz;

“Sınırları olmayan kişiler genellikle sağlık konularında, çevre meselelerinde, politikada, iş ya da finans dünyasında aşırı faal bir şekilde rol alırlar. Bunlar kötü faaliyetler değildir ve onlara da bir zarar vermez. Yine de bu harici faaliyetlere aşırı odaklanma hiperaktif ve sınır-özürlü insanların tanımlanmasını kolaylaştırır.
Ben onlara kaçak şifacılar diyorum.

Kaçak şifacılar sıradan şifacılardan önemli farklılıklar gösterirler.Onlar yaptıkları işlerde olağanüstü başarılıdırlar ama iç dünyalarına baktığınızda büyük bir boşluk ve kaos görürsünüz.

İçlerindeki tüm enerji, iyileştirdikleri kişilere ve olaylara akıp gider; kendilerine ayıracak zamanları yoktur. Kaçak şifacıları tanımlamanın en iyi yolu, onlara kendileri için ne yaptıklarını sormaktır; dinlenmek ya da kendilerini iyi hissetmek için ne yaptıklarını sormaktır.

Sıradan şifacılar böyle bir soruyla karşılaşınca hiç duraksamadan koca bir liste dökerler.
Kaçak şifacılarınsa ya dilleri tutulur ya da içinde bencillik olmayan misyonlarını anlatmaya başlarlar.
Bencillik olmadığı doğrudur. Onlar acılarından “kendilerinden arınarak”; kendi hayatlarının önemsiz bir parçası haline gelerek kurtulmaya çalışırlar.

Sürekli başkaları için yaşayarak ve kendilerini ihmal ederek iç dünyalarındaki karmaşadan kurtulmaya çalışırlar. Bu yolda hastalanabilir hatta ölebilirler.

Başkalarına şifa verirken ya da toplumsal bir haksızlığa karşı çıkarken iyileştirici enerjilerini yönlendirirler ama sınırları olmadığı ya da sınır nedir anlamadıkları için (büyük bir olasılıkla fiziksel ya da ruhsal bir hastalığa yelken açmışken) enerjileri karşı tarafa zararlı da olabilir.

Kaçak şifacılar başka insanların acı içinde olmasına dayanamazlar. O kişilerin rahatsızlıklarına bağlı öğrenebilecekleri dersler olduğunu tamamen göz ardı ederek onları kurtarmaya girişirler.

Kaçak şifacıların niyetleri iyidir ama sonuçta çözülemez bağımlılıklar yaratırlar çünkü iyileştirmek zorunda ve arzusunda oldukları için olayları akışına bırakamazlar. Sürekli yeni misyonlar yaratmak, yeni adaletsizlikler bulup üstüne gitmek ihtiyacındadırlar.

Genellikle de işe sizin hayatınızdan ve çektiğiniz sıkıntılardan başlarlar. Kaçak şifacılığın ardında yatan temel itki dünyayı acıdan kurtarmak gibi görünse de aslında bunu gerçekleştirmeye çalışanlar kendi acılarının hatırasından kurtulmaya çalışmaktadırlar.”

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı bayramcı içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

10 Responses to AŞKIN İBADETİNİ BİLMEYENE BAYRAM BAGIŞLANMAZMIŞ….

  1. thesunrise133 dedi ki:

    Bu Ask i Itaat’te Yok’Olmus Herbir Elbisem
    Baktigim ve Gordugum Her Suret Sen’isen
    Seda’larin Dinleyisinde
    Hiçbirsey Kalmamis ‘Kendiligim’den
    SEN gerçek bi “mümin”sin cenabımm bazıları eleştiriler karşısında egosuna yenilip hemencecik siliveriyo adamı !!! devekuşu misali yaşamına devam ediyoo… fıtratı gereği… yapıcak bişey yok; nefsi aklının önüne geçen kaybetmeye mahkumdur !
    ya göğünü……ya göğsümü genişlet……sığamıyorum ……yine..

  2. thesunrise133 dedi ki:

    En zor şartlar da bile mutlu bir yaşam sürebiliyorsan, usta bir şoförsün demektir…

  3. thesunrise133 dedi ki:

    Gözlerin ışık seli senin,….Al karanlıklarımı gözbebeklerinde yıka
    ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
    Ey “ölüm” diye diye ölümü de eskiten talihsiz! Ey ölenlere ağız yakmayı ölmenin kendisi sayan çaresiz! Hiç öldün mü sen? Öldün mü ki! Kolaysa, bir söz bul da, son sözün olsun. Ölüm gibi, sonrasında başka söze hâcet bırakmasın! Yoksa, sus, sus da,”Senden önce gelenler geride neler bıraktılar, neler!” diyen Rabbin konuşsun.
    ………………………………………….
    ✿⊱✿ Sen ßenim “uzak” oLuşuma aLdanma. . !
    ✿⊱✿ GÜN£Ş oLur ısıtır…….RÜZGAR oLur sarıLır
    ✿⊱✿ YAĞMUR oLur öperim SENİ..!
    Telefondaki sesin öyle üşümüş ki yalnızlıktan
    Sesini öpüyorum yüreğini ısıtmak için
    Hohlayıp avuçlarımı sesini ovuşturuyorum
    Öyle üşümüşsün ki yalnızlığından
    Ne yapsam seni ısıtamıyorum……Aziz Nesin

  4. thesunrise133 dedi ki:

    AnIamıyor musun? Gökyüzü güneş oIsa sensiz karanIıktayım ben.
    Belki..! Bir multeciyim “YÜREĞİNE” sığınan.. Belki faili malum ayrılıklar dan kaçan Firari..! Gözlerine tutsak olduğum dan beri, Kimliksizim..! Belki yorgun.. Belki can evinden vurulmuş bir yaralı.. Uzak yanlızlıklardan geldim, “YÜREĞİNE” sığındım.. Halsizim.. Hadi tut “YÜREĞİMDEN” (d)üşüyorum..

  5. thesunrise133 dedi ki:

    Duy Yar ! Dilsiz dudaksız sözler söyleyeceğim sana….. Bir şeyler anlatacağım, bütün kulaklardan gizli Ve herkesin orta yerinde konuşsam da.. Senden başka duyan olmayacak söylediklerimi….
    Gönlü geniş insanları seviyorum.
    Kardeşinin meziyetlerini kendi meziyetiymiş gibi,
    gururlananları seviyorum.
    Vefakâr insanları,
    Kusur kapatanları,
    Açık aramayanları,
    Kendi gibi davrananları,
    Başkası olmayanları,
    Seviyorum..

  6. thesunrise133 dedi ki:

    Sevgi nedir biliyormusun..Aşktır…Acıyı Paylaşmaktır..uykuları Feda Etmektir..Sahiplenmektir.­.Kıskanmaktır..Kaybetmekten Korkmaktır..ßazen Çaresiz Kalmaktır..Özlemektir..Sev­gi Katıksızdır..Yalansız ve masumdur..ßazen­ ßarış ßazen Küstür..Sevgi Ayrıyken ßile ßiz Kalabilmektir..Sevgi Gecenin En Derininde ßile Umuttur…..Sevgi Sahiplenmektir.­.Sana Ait Olanı Paylaşmamaktır.­.Uğruna Ölmekten Korkmayacağın ßir Kavramdır..Sevgi Güvenmektir..Güvenirken ßile Kıskanmaktır..Sevgi Hiç Görmesen, Duymasan Onun Hangi Duyguda Olduğunu Anlamak Ve Hissetmektir..Sevgide Onca Şey Varken Sevgi Anlatılmaz ki SADECE YAŞANIR

  7. thesunrise133 dedi ki:

    Öyle bir aşkla bağlan ki bana.. Hasret kalayım o an’a.. Sevqi taşsın yüreğimzden.. Özlem duyalım kalbimizden.. Öyle bir aşkla bağlanayım ki sana.. …Ne o , bu , şu olsun etrafımda.. ßir tek sen yet bana…/

  8. thesunrise133 dedi ki:

    Eğer sen bir gün anlarsan benim seni nasıl sevdiğimi, İşte o zaman! ne olur gel sadece
    Gel Birbirimize Hayat oLalım Ayrılırsak Hayatını….Kaybetti Desinler. .
    KİM OLDUĞUNU HATIRLA:
    Unutma sen Yaradan’ın en büyük eserisin, çok güçlüsün ve çok değerlisin. Tüm evren ve kaynak senin mutlu ve iyi olmanı istiyor tıpkı bir anne babanın çocuğu için istediği gibi. Çok sevildiğini ve yalnız olmadığını hatırla. İstediğin destek hep senin yanında yeter ki ondan iste ve dua et. Şükrederek dua et ve dile. Sabır ve şükürle tüm güzellikler sana gelecek. İnancın tam olsun. Işık olsun. Sevgi olsun şimdi ve her zaman…
    NE İSTEDİGİNİ BİL ….

  9. thesunrise133 dedi ki:

    Sen ßakma ßukadar hüzünlü şeyler yazdığıma..
    ßen çok gülerim..
    ve gülerken hiç kimse anlamaz yalan olduğunu….
    Ne kadar saklasan özlediğin belli
    Söndüremezsin içindeki yangını
    Başlamışsa zamanların en güzeli
    Artık susturamazsın dudaklarını
    Anlatır özlemini bana derinden
    Yanan alnınla, terleyen avuçların
    Alevler taşarken gözbebeklerinden
    Yakar değdiği yeri parmak uçların
    Çok geç bu sevdadan dönebilmek için
    Bak! Şimdi seninle dopdolu aynalar
    Bu özlemli halinle daha güzelsin
    Benim de saçımdan tırnağıma kadar
    Tutuşan, yanan bir şey var her yerimde
    Sen şimdi alevden bir gülsün ellerimde. ÜYO

  10. thesunrise133 dedi ki:

    ne kadar tutsanda bir yerden akar ip ucu verir anlarsın
    gizleyemezsin gerçek anlayan olur sa zaten
    yürek hep doğruyu söyler zaten saklasanda
    mana verirsen her manadan ayrı bir mana çıkar sonsuz bir yolculuktur bu en iysi mi ; manayı mana yapanda kalalımmmmmm
    .. bazıları oturduğu yerden ahkam kesmeyi çok seviyor.. neyi paylaşıp neyi paylamıyacağıma paşa gönlüm bilir.. sizler önce lüks zevklerinizi bırakın snra beni eleştirin..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s