MUTLAKA OKUYUN DERİM…

MUTLAKA OKUYUN DERİM….

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

11 Responses to MUTLAKA OKUYUN DERİM…

  1. thesunrise133 dedi ki:

    Güzellikden geliyorum,güzelliklerden,
    Yürekteki kuş tüyünden,
    Vijdanın gönül ferâhlığı ile huzurdan !
    Çayın buğusundan,
    Örtünün yeni açılanından,
    Tabağın beyazından,
    Bakıma muhtaç bir ihtiyarın,Duâ’larından…
    Es selâm Âsumândan,
    Göğün fecr’lerine bir ışıkta ben y/aktım..
    Kabul eyle inşaAllah,eyy en güzel kutlu duâm…

  2. thesunrise133 dedi ki:

    Gönlü geniş, şeffaf insanları seviyorum.
    İçinin ışığı dışa vurmuş aydınlık insanları seviyorum. Başkalarının meziyetlerine kendi meziyeti gibi sevinen insanları seviyorum.
    Kendini farklı göstermeyen, samimiyeti hayatına geçiren insanları seviyorum.
    Kusurları açığa veren değil, kusurları kapatan vefakar insanları seviyorum.
    Sözünü yutan değil,sözünde duran mert insanları seviyorum. Kendini bilen,kendini tanıyan,kendini sorgulayan insanları seviyorum . Kendi gibi davranan, başkası olmayan insanları seviyorum.Kafası ve yüreği temiz olan insanları seviyorum. Art niyetle düşünen değil,beyninde güzel düşünceler biriktiren insanları seviyorum. Kişilerle değil, işiyle ilgilenen insanları seviyorum. Kısacası Yüreklerine Sevgi Tohumunu Eken,Onu Besleyip Büyüten Fidana Dönüştüren İnsanları Seviyorum. BİN SELAM OlSUN ONLARA…
    Ayşe Aslı Tufan.

  3. thesunrise133 dedi ki:

    Güneş bahar ve kar
    Bende hepsi var
    Söylesene sevgili
    Benden başka
    Hangi diyarda çiçekler Açar…

  4. thesunrise133 dedi ki:

    Sen benim dokunuşlarımla eriyen adam,
    Şimdi hangi koku sinmiş tenine..

  5. thesunrise133 dedi ki:

    Belki de hayat ,
    İstediğimiz zaman inebileceğimiz bir salıncaktır…
    Ama biz ipi kopana kadar sallanıyoruz.

  6. thesunrise133 dedi ki:

    Bedenini değil, yüreğini çırılçıplak bırakıp sarılabilir misin ruhuma
    Sanki yıllarca yanlış melodi ile dans etmiş gibiyim..

  7. thesunrise133 dedi ki:

    Yaşam zannedilen yeryüzüne atılmış itilmiş semboller yığınıdır ,
    bu sembollerin her birindeki kendinle
    yüzleşmedeki kendini fark edebilirsen
    suretin açığa çıkmaya başlar …
    Suretin kendini isimlendirmesi ile
    sembollerin sureti isimlendirmesi arasında zan vardır …

  8. thesunrise133 dedi ki:

    Işık İşçileri dengelidirler…
    Onlar hakkında söyleyebileceğiniz ilk şey budur.
    Onlar dengelidirler. Onlarla birlikte olmak isteyebileceğiniz kadar çok dengelidirler…
    Siz hiç birlikte olmak istediğiniz birisiyle karşılaştınız mı?
    Birlikte yürümek istediğiniz birisiyle?
    Çünkü onlar sizi yargılamazlar. Onlar içsel olarak güzeldirler ve konuştuğunuzda sizi dinlerler. Onlar uygun ve bilgece şeyler söylerler. Onlar kimseyi yargılamaz ve kimseyle alay etmezler. Onların çevresinde hiçbir dram yoktur. Orada hissedebileceğiniz bir aydınlık vardır. Bir sevinç vardır…
    Bu bir Işık İşçisi’dir…
    Kryon

  9. thesunrise133 dedi ki:

    Işık İşçisinin bedeninde neler olup bittiğini söylememe izin verin.

    Hastalık.
    Hayır, endişelenmeyin.
    Hastalık orada, ancak, görüyorsunuz ya, tutunamamış. Hastalık onun programının bir parçası değil, çünkü onun bağları görünür. Hücresel yapısıyla konuşuyor ve o da patronu dinliyor, ve patron Işık İşçisidir…

    İçinizden kaç kişi son zamanlarda hücreleri ile konuştu? Aydınlanmanızın nerede olduğunu anlıyor musunuz? Ayak parmağınızda, dirseğinizde, kolunuzda mı beyniniz de mi? Bütün hücrelerinizde, sadece bilincinizde ya da zihninizde değil. Bu tüm beden aydınlanması.

    Farkında mısınız hücreleriniz ile düzenli olarak konuşsaydınız, kimin konuştuğunu bilirlerdi, hastalık da size dokunamazdı.

    Anlıyor musunuz? Üstatlık budur.
    Öyle olmasaydı, bunu size söylemezdik…Kryon

  10. thesunrise133 dedi ki:

    Bir grup olarak başka bir bölge için barışı imgelediğinizde bazılarınız “Bunun bir işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum” diyerek oradan kalkıp gidiyor mu?…
    Ne yaptığınızı söyleyeyim;
    Siz karanlık yerlerde ışığın var olduğunu imgeliyorsunuz. Bunda ruhsal dürüstlük ve bütünlük var! Karanlık yerlerde ışık olduğunu imgeleyip gerisini Ruha bırakın…
    Karanlık yerlerde ışığın olduğunu imgelediğinizde, bu o yerlerde çözüm bulmaya çabalayan insanlara daha iyi bir görüş sağlar, sayenizde onlar daha iyi görebilirler. Siz ışık saçın ki onlar özgür seçimlerini yapabilsinler…
    İşte süreç budur.
    Sürecin nasıl işlediğini, insan bilincinin gücünün işe yaradığını anlayan insana ne mutlu!…
    Kryon

  11. thesunrise133 dedi ki:

    Senin saygı görmediğini ve sıradan işler yaptığını düşündüğün o yerde yürürken attığın her adımla karanlık yerleri aydınlattığını hatırlamanı istiyorum…
    Bir daha asla karşılaşmayacağın insanlar senin onların yanından geçişinle kutsanırlar. Durdurup dokunduğun kişiler senin yardım etme isteğinle kutsanırlar. O işte mümkün olduğunca uzun bir süre kal ve bu sırada asla yalnız olmadığını ve şimdilik gerçekten kontratında bulunduğunu bil. Tutkunun peşinde git!…
    Işık İşçisi terimini,
    Ve onun gerçekte ne anlama geldiğini anlayan İnsana ne mutlu…
    Kryon

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s