Görmek istediğiniz sonuç üzerine odaklanın.

Haksızlıkları düşündüğünüzde, o haksızlığın varolduğu dünyada gözle görülemeyen, minicik bir titreşim uyandırır, bilginin yolunu açarsınız.
Uyanışın tam o noktasında haksızlıkları düşüncelerinizle daha da güçlendirebilir ya da hafifletebilirsiniz.
Kederleriniz, arzularınız ve çözümsüzlüklerinizle yaşamı oluşturan unsurları etkileyerek ya sonucu felakete yöneltir ya da, soluğunuzu, dikkatinizi ve benliğinizi açığa çıkarma yeteneğinizin yardımıyla içinizde var olan güce sarılır, soruna çözüm getirirsiniz.
Yalnızca sorulara değil yanıtlara da sahipsiniz.
Giderek yaklaşan bu insan oluş deneyiminde, zihninizden kişisel bir kararı, herhangi bir yeri, bir hastalığı ya da bir haksızlık durumunu ilgilendiren ya da, dolaylı da olsa, onunla ilgisi olan bir düşünce geçtiğinde – biyolojik varlığınız düşüncelerinizi o yöne, konuyu bütünleyecek biçimde yöneltmenizi gerektirir.
Düşüncelerinizi, alınmış herhangi bir sonuca pozitif bir unsur olarak yöneltmek gerekir; olumsuzluklara ya da haksızlıklara parmak basarak ya da (bedensel, zihinsel ya da ruhsal) herhangi bir biçimde sorunun neden çözülmemiş olduğunu sorgulayarak değil.
Ne zaman aklınızdan “bu şey acaba neden bilinmiyor” sorusu geçse bu, yanıtla değil sorunla işbirliği içinde olan bir takım arkadaşı olduğunuz anlamına gelir.
Oysa kaderiniz size, aradığınız herşeyin karşılık bulacağı akışkan çözümün bir parçası olmayı emreder.
Andığınız herşey sizin tarafınızdan anılan birşeydir çünkü siz aynı zamanda çözümün de bir parçasısınız.
Konunun bir kişiye ya da tüm bir gezegene ait olması ya da özel bir konu olması önemli değildir.
Sonuca karar verecek olan enerji gücü sizin elinizde bulunuyor.
Sonucu belirleyecek olan X unsuru sizde.
Durumu sorun aşamasından çözüm aşamasına ulaştıracak olan belirleyici zerrecik sizin elinizde.
Bu bilgide ne büyük bir güç yattığını görebiliyor musunuz?
Yaşadığınız her gün zihninizden geçen her düşünceyle insanlığın, yeryüzünün, var olduğunuz evrenin kaderini etkilediğinizi biliyor musunuz?
Hiçbir fark yaratamadığınızı sanıyorsunuz ama aslında yaratmaktasınız.
Zihninizden geçen her düşünce sonucu etkilemektedir.
Doğru olanı, iyi olanı yapmak için duyduğunuz her arzu aydınlanmaya, yükselişe ve evrime giden yolu belirleyen bir karardır.
Yaşadığınız güne dönüp bir bakın.
Düşüncelerinize bakın.
Eylemlerinize bakın ve sonra da üst üste yığılarak sorunları ve çözümleri oluşturan kibritçöplerini gözünüzün önüne getirmeye çalışın.
Her gün,sorun yığınında tek bir çöp bile kalmayıncaya, ortada çözümlerden oluşan dağ silsilesi yükselene kadar bu konu üzerinde çaba sarfedin.
Size biri çıkıp da armağan olarak bir sorun verirse ona “Teşekkür ederim” deyin.
Bir çözümünüz olduğunu bilin.
Verilecek bir cevabınız olduğunu da.
Hayalleriniz hayata mı geçsin yoksa ölüp gitsinler mi?
Buna siz karar verin.
Yerküre var olmaya devam etsin mi yoksa toz olup silinsin mi?
Siz karar verin.
Hastalıklar yenilsin mi?
Siz karar verin.
Karar verirken yüreğinizin sesini dinleyin.
Farkı yüreğinizle yaratın.
Konuşan yüreğinizin iradesi olsun.
Görmek istediğiniz sonuç üzerinde odaklanın.

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s