YAZELCELALİ VEL İKRAM SELAM OLSUN KOKUSUNU GÜLDEN ALANLARA

Ne kendisinden gayrı “vucud” var. Ne kendisinden gayrı “tecelli” eden var . Ne de kendisinden gayrı “zahir”olan var.
Hakikat en sıradan şeydir. Çünkü: Hak; halktır…
Hak, efseli safiline inerek halk olmuştur. Bu nedenle; halk, asli hakikati nedeniyle, daima gönül genişliği arar.
Hak ve Hakikat dedikleri ; senin hakiki varlığın ve senin hakikatindir..
Sadece hakikat insanı tatmin eder, hakiki anlamda.
Siz esmayı mazhara verirsiniz. Çünkü: o esmanın sıfatını o mazharda zahir görürsünüz. Mesela, bir kulda irade görürsünüz ve ona mürid dersiniz. Aslında, esmanın müsemması mazhar değil, mazharında zahir olan Zattır. Yani; o esmanın sıfatı ile bizzat mevsuf olan hakiki varlıktır…
Evveli vucudu”gaybı mutlak”, sıfatı “batın”, esması “mâlum”, efali “zahir”, ve eseri aşikardır.İLLALLAH.
Surette çok, sirette birdir alem. Vahdet denizi aynı kesret denizi. Bir ismi hak, bir ismi halk. İLLALLAH..
Her ”ben” , “hu” denizinin bir dalgasıdır. Allah ağacının bir âdem meyvesidir.
Her nefs; o külli varlık ağacının bir meyvesidir…
Lâ İlâhe İllallah Muhammeden Resulullah
senin asıl varlığın latiftir.”latiftir, habirdir.”…
habir: farkındalık ve şuur merkezi olan vucuddur…
latif olması; o vucudun müşahadesini imkansız kılar…
habir olması ise; o’nun bizzat farkındalığın kaynağı olan tanık benlik olmasıdır…
mertebe farkı; latif-kesif farkıdır…
sen latif olan vucudunu göremediğin için, hayale ve zanna çıkma…
senin var’lığının var olması sana yetmelidir…
Ve latif olan asıl vucudunuz ise zati özünüz olarak vacibdir..
o’na dair bütün sözler, o varlığı kendi varlığınız olarak keşfetmedikçe boşa gidecektir…
o’na dair bütün sözler, o varlığın kendi varlığınız olduğunu anlamadıkça boşa gidecektir…
o’na dair bütün sözler, kendi aslınızı bulmadıkça dedikodudur…
kendinize ait bütün sözlerin, o dediğiniz özünüzün bir tecellisiyle ilgili olduğunu anlamadıkça boşa gidecektir…
deniz “külliyen” dalgasındadır, bir cüz’üyle dalga ismi almış değildir…
dalganın cüz’iyeti; “hususi bir şekillenmenin aldığı isim” anlamındadır…
vucudu hakiki olan deniz “hüvelhak” dır…
dalgadaki denizin varlığı “enelhak” dır…
dalgadaki şekillenme; onun dalga ismi alan “halkıyet” yüzüdür…
bu şekillenme; bizzatihidir ve sıfat tecellisidir…
dalganın sureti; fiil dediğimiz zahiri durumdur ve kayıtlanmış olduğu varlık, alemin sureti olan “kevni varlık”tır…

EY SEVGİLİ CEHENNEMİ SORARLAR NE VAKİT SEVGİLİMİN SEVGİSİNDEN MAHRUM OLURSAM İŞTE O AN DEDİM VE EKLEDİM KİŞİ NE VAKİT YÜREGİNDEKİ SEVGİYİ YİTİRİRSE CEHENNEMİ YAŞAR BİR EY SEVGİLİ BİR AN DAHİ SEVGİNDEN SENİ SEVENLERİN SEVGİSİNİN MAHRUMİYETİNDEN NEFSE UYUP O ANI YAŞAYAN KULLARINDAN OLMAYALIM BİLDİRDİGİN NEYLERSEN GÜZELİ EYLEYEN OLDUGUN NAKIŞ NAKIŞ SEVGİNİ İSLEYEN OLDUGUN EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED S.A.V VE EHLİBEYTININ YOLU TEKBİR YOL İSLAMİYET OLAN MÜKAFATIDA SEVGİN VE AŞKIN OLANDAN MAHRUM AN YAŞAMAYA İZNİN VE LUTFUN ILE SEN BİZLERİ DİLEMEZSEN BİZLER SENİ NASIL DİLER VE ANARIZ HER AN ALINLARIMIZ AŞKİNI GARKOLUR TAVAFINI NASIL EDER HACI OLURUZ MERVEN VE SAFANDA NASIL KOŞAR İHRAMINA NASIL GIRER KURBANIMIZI NASIL KESERİZ ŞEYTANI NASIL TAŞLARIZ NEFSE NASIL DUR DERİZ LEBBEYK ALLAHÜMME LEBBEYK NİDALARINI CANIMIZI HZ.İBRAHİM S.A.V GİBİ ATEŞE ATIP FEDA ETMEDEN O ATEŞ BİZLERE NASIL GÜL BAHÇESİ OLUR MARİFETİNE VE HİDAYETİNE EREN KULLARINDAN OLALIM İNSAALLAH AMİN ECMAİN

Beytullah gönüllülere gercek AŞKI yaşayanlar bedeni yeryüzünde yüregi KABE olanlar her AN TAVAF YAPAR ŞEYTANI TAŞLAR VE MERVE-SAFADA KOŞARLAR CANLARINI HİCE SAYARAK CAN VEREREK KOLKANAT KIRILARAK HAKK C.C YOLUNDA HİZMET AŞKI ILE HİDAYETİ MUKAFATIDIR ONDAN BASKASINI NE GÖRÜR NE DUYAR ONLAR YAZELCELALİ VEL İKRAM SELAM OLSUN KOKUSUNU GÜLDEN ALANLARA

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to YAZELCELALİ VEL İKRAM SELAM OLSUN KOKUSUNU GÜLDEN ALANLARA

  1. thesunrise133 dedi ki:

    Hayat Gönlünce
    Gönlün Hayallerinle
    Hayallerin Sevginle
    Sevgin Sevdiginle
    Sevdiğin Seninle Sende
    Seni Sevenlerle Olman Dileğiyle

  2. thesunrise133 dedi ki:

    Yüreğini ver bana,
    tanıdık ellerimle ellerin…
    Ey, geç bulunmuş!
    seninle konuşuyorum.
    Yağmurun denizle
    kuşun baharla
    ağacın ormanla konuştuğu gibi

  3. thesunrise133 dedi ki:

    dünyadaki en derin külliyat hissiyattır.
    kalem h’is kağıt s’us.”
    YananYürekAkılaHükümdardır
    sözünün sesini sustursada insan
    yüreğin k’özünü susturamıyormuş ,
    içinden , içime haykırdığında anladım.

  4. thesunrise133 dedi ki:

    Çar:
    – İhtiyar! Senden iki şey daha soracağım.
    Sorumun birincisi şu: Böyle buğdaylar eskiden yetişiyordu da şimdi niye yetişmiyor?
    İkincisi de şu: Torunun iki değnekle, oğlun bir değnekle yürüyor da sen niçin böyle sapasağlamsın, gözlerin cam gibi parlak, dişlerin sağlam, konuşman açık ve tatlı? Dedeciğim bunların nedenini anlat bana.
    İhtiyar çara şöyle cevap verdi:
    – Bunun sebebi şu: Çünkü insanlar kendi işiyle uğraşarak yaşamayı bıraktılar. Başkalarının işiyle uğraşır, başkalarının haklarına göz diker oldular. Eskiden, bugünkü gibi yaşanmazdı. Allah’ın emri doğrultusunda yaşanırdı. Herkes işiyle uğraşır, başkalarının işine göz dikmezdi.
    Tolstoy

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s