İçine bak! Özünü fark et!… Sen bir mucizesin …. Aşk’la yaşa ki, Hayat AŞK OLsun…

Dünya, dokunabildiğimiz kadar büyüyen, büyüyebildiği kadar da bize, tıpkı kendisinin evrendeki yeri gibi, gerçekte sadece bir noktadan ibaret olduğumuzu hatırlatan bir yer.
Fakat insanoğlunun gizemi hem hiçbir şey, hem de herşey olabilmesindedir. Ve her bir insan tanesinin ruhsal mevcudiyetinde, onu, dünyanın ve dünyadaki biricikliğinin keşfine götürecek olan bir kılavuz gizlidir. Benim dünyaya ve kendime dokunuşumda bana en iyi kılavuzluk kendimdir yüreğimdir kalemimdir

Benimle birlikte olduğunda; ne sen varsındır, ne de ben… Ben aşkım. Eğer bana yaklaşırsan, kalbinde bir şeyler dans etmeye başlar. Ona izin ver. Güzel olan hiçbir şeyi erteleme… Yoğun ve tümüyle yaşa… Şimdi ve burada… Hayattaki her şeyden memnun ol. Tanrı sana büyük fırsatlar vermiş, kaçırma… Kaçırmak tek günahtır. Hakiki bir insan yürekli olur ve kendisini mutlu eden şeylerle birlikte ilerler. Tüm kapıları, pencereleri aç… Bırak da güneş, yağmur ve rüzgâr içeri girsin. Tanrı’nın; istediği tüm yönlerden içeri girmesine izin ver: ‘Müzikle, şiirle, dansla, aşkla, emek ile, eğlenceyle…’ Bırak tüm kapılar açık kalsın. Benim aşk mesajım; nefreti emen ve onu dönüştürebilen aşktır. Aşk; en üstün dindir

Bir meleğin masumiyetiydi gözlerinin ham maddesi

Hz. Ali örneğinden, ‘ilmin bir nokta oluşundan’ BAHSEDELİM isterseniz. ‘An’ da bir nokta mı aslında?
ŞU AN AN DA VARSIN GEÇMİŞ BİTTİ GELECEK GAYB BİR BİLİNMEZ İNSAN BİLİNMEZ
HİÇ Mİ MERAK ETMİYORSUN KENDİNİ
🙂)
Nasıl ilim aslında bir noktaysa, süre kavramının da en küçük birimi bugünkü modern ilmin mikro salise dediği kavramdır. Ona tasavvufta ‘an’ denilmektedir. ‘An’ ile ‘dem’ arasında bir irtibat vardır. Onun için ‘dem bu demdir dem bu dem’ der sufiler. An bu andır. Başka an yoktur. Anın açılımı saliseyi doğurur, o saniyeyi doğurur, saniyenin yavaşlatılmış hâli dakikayı meydana getirir. Buradan saat ortaya çıkar. Saat daha sonra güne döner. Maddenin aslı ışıktır. Madde denilen şey aslında enerjidir. Madde yavaşlatılmış enerjidir. Yani maddeyi hızlandırırsanız enerji açığa çıkar. Peki, enerjinin aslı nedir? Enerji ışığın yavaşlatılmış halidir. Enerjiyi hızlandırırsanız ortaya ışık çıkar, nur çıkar. O zaman maddenin aslı nurdur, ışıktır.

Zaman anın açılımı mıdır yani?
Aynı şekilde zamanın da bu şekilde hızlandırılmasıyla gün, haftalar, aylar mevsimler, yıl ve asır dediğimiz 100 yıl, sonra devreler çıkar. Bunların hepsi bir anın (momentum) açılımından ibarettir. An yayılmaktadır. Kuantum zaman bilimi üzerine çalışanlar bunu balon üzerinde bir nokta olarak tarif ederler. Balon sönük haldeyken küçük bir mürekkepli kalemle üzerine bir nokta koyarsanız, şişirmeye başladığınız zaman o nokta da irileşir. Ne kadar üflerseniz o nokta o kadar irileşir. Küçücük bir noktayken büyük bir daire haline gelir. ‘Zamanın yayılması kavramı’ böyle ele alınıyor.
Onun için “Allah evveli de bilir ahiri de bilir, geçmişi de bilir geleceği de bilir” derken aslında zamansızlık anlatılıyor. Çünkü zamanın sahibi O’dur. Zaman yaratılmış bir olaydır. Zaman-üstünlüğü elde edenler geleceği de bilebilirler. Geleceği bilmeleri başkalarının gözünde bir keramet, bir mucize olarak görülür. Bundan iki saat sonrasını görüyor olmak onlar için basit bir şeydir. Ama bilmeyenler için ise büyük bir olaydır.

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s