@ sen değişmezsen , çevrendekiler özenle değiştirirler @

BİLİNÇALTI ÇÖPLÜĞÜ VE DURUM YÖNETİMİ FARKINDALIĞI
Hayatlarımızda bir şeyler iyi giderken bile, bu mutluluğun fazla uzun sürmeyeceği gibi, eskilerden gelen kalıplaşmış korkuları da beraberimizde taşırız. Böyle kodlanmıştır mutluluk yaşam kodumuzda, biz farkında olmaksızın. Kendi hayatı üzerinde pek çok çalışma yapmış, başka insanlarla da çalışmalar yapmaya devam eden ve bu konuda sayısız yazı yazmış bir insan olarak bile ‘Bir şeyler çok iyi giderken, bir yerlerden sınanacağım’ çekirdek inanç kalıbının, ben de bile hala mevcut olduğunun farkındalığında bir günde, aynen düşündüğüm şekilde sınandım.
Sınandım, çünkü sınanmayı düşünüyor ve bekliyordum. Kendi yaşam koduma baktığımda, bu negatif kalıbın bende nerde ekildiğini daha önce fark etmiştim. İlk hatırladığım zamanlar 5-6 yaşlarına kadar gidiyor. Eski Türk Filmlerini hatırlar mısınız? Hülya Koçyiğit’li , Ediz Hun’lu o filmleri. Filmin başında her şey çok güzel gelişir ve çok mutludurlar. Ve ne olursa olur bu mutluluk bir şekilde hüsrana uğrar. Nayıııır, nolamaaazlı Türk Filmleri.
Beynimi bunlar meşgul ederken ve başta da dediğim gibi sınanmayı beklerken çok geçmedi, birkaç gün içinde, kurgumun diğer kahramanı üstüne düşen görevi hakkıyla yerine getirdi ve beni bir güzel salladı.
Nayııııırrr, nolamaaaazzzz….
Çok şükür ki farkındaydım. Eski ben olsa, içsel dengelerini oturtamamış ve yaşadığım negatif süreçlerin, beni hep bir adım ileriye taşıyan öğrenme ve gelişme hediyeleri olduğunu bilmeyen ben olsam yıkılır ve o negatif enerjinin hayatım üzerinde iş görmesine izin verebilirdim. Ve o negatif enerji ile karşıya da olumsuz tepki vererek olayı içinden çıkılmaz bir hale de getirebilirdim.
Ne yaptım?
Bu yaşanan durumu yönetmeyi ve ilişkimizi bir adım ileri taşımayı seçtim.
Farkındalık, yaşadığımız olaylar ve durumlar karşısında, geçmiş, şimdi ve gelecek düzlemini bütünsel görüp, gelecekte olmasını istediğiniz halin yaşanabilmesi için, şu anda doğru cevabı verebilmektir. Doğru cevabı verebilmek için de insanın yapması gereken, doğru soruyu kendine sorabilmesidir. Doğru soruyu soran insan, o yaşanan olayda ki, kendi sorumluluğunun da bilincinde ki insandır. Ve doğru sorular, doğru eylemleri seçebilmeyi mümkün kılar.
– Ben şuan bu yaşadığım durumun olması için geçmişte hangi davranışları sergiledim?
– Gelecekte nasıl bir durum yaşamayı hedefliyorum?
– Gelecekte olmasını hedeflediğim bu hal durumu için bugün, şua an hangi ruh durumunu ve davranışı seçiyorum?
İçsel süreçlerinde dengeyi yakalayamamış, korkularından, kurban psikolojisinden ve egosunun baskısıyla, bilinçaltı çöplüğünden tepki veren bir insan, kendine doğru soruları soramayacağı gibi, olayı pozitife taşıyacak doğru yanıtları da veremeyecektir.
Geçmişin negatif çekirdek inanç kalıpları ve bilinçaltı negatif davranış kalıpları temizlenmedikçe, pozitif yaşam enerjinizle iş görmeniz çok mümkün olmayacaktır dostlar. Koşulsuz sevginin önünü tıkayan engeller burasıdır. Ve insanlar koşulsuz sevgi enerjisiyle uyumlanamadıklarında, yani olumsuzluklardan öğreneceklerini öğrenip, enerjilerini bir adım ileriye taşıyamadıklarında bu öğretmenler de daima iş başında olacaklardır.
Farkındalık nedir diyen dostlara bu yanıtımız bir nebze ışık tutmuştur temennisiyle yeniden diyoruz ki: Bilinçaltının baskılayan davranış kalıplarından kendimizi arındırdığımız, yaşanan olayları da oluş süreçleriyle görebildiğimiz, dışardan bakıp gözlem yapabildiğimiz bir bakış açısını yakalamaktır. Hal böyle olunca tüm eylemlerimizde, bizleri geliştirecek doğru eylemleri de seçebilme hal durumunu yakalamış olacağız. Hedef ve tavır bu olduğunda, bütünün koşulsuz yaşam enerjisi ile uyumlanacak ve yine bütünün ve kendimizin hayrını hedefleyen bir yolda güvenle ilerleyeceğiz.
YÜKSEL KÖKSAL
Aile Danışmanı / Kişisel Gelişim Profesyoneli

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to @ sen değişmezsen , çevrendekiler özenle değiştirirler @

  1. thesunrise133 dedi ki:

    İNSANIN ERDEMLİSİ AYRILIKTA BELLİ OLUR…
    İnsanların sizi sizin istediğiniz gibi hatırlamalarını istiyorsanız,
    yollarınızı ayırırken köprüleri yıkmayın.
    Biten dostlukların, arkadaşlıkların, aşkların, evliliklerin ardından
    beraberken mahrem gördüğünüz, sır olarak sakladığınız, paylaştığınız ne varsa, aynı mahremiyeti ayrıldıktan sonra da koruyun.
    Yaşananlara ve özellikle kendinize duyduğunuz saygı adına…
    Bazen karşı taraf zorlasa da sabrınızı, asla onurlu duruşunuzdan taviz vermeyin.
    Bu herkesin başarabileceği bir şey değildir,
    Ama insanın erdemlisi böyle durumlarda belli olur..
    Güzin Yeğin.

  2. thesunrise133 dedi ki:

    Fiziksel evrende bir şey elde etmek için,
    o şeye olan bağımlılıklarımızdan vazgeçmemiz gerekir… Arzularımızı gerçekleştirmek için,
    niyetlerimizden vazgeçelim anlamında söylemiyorum bu sözü… Sadece SONUÇLARA olan bağımlılığımızı bırakmamız gerekir… Sonuca olan bağımlılıklarımızdan vazgeçtiğimizde,
    hedefe odaklı niyetimizle duruma dışardan özgürce bakabildiğimizde,
    arzu ettiğimiz şeye ulaşabiliriz… İstediğimiz her şey,
    ancak kendimizi durumdan zihinsel ve duygusal olarak soyutladığımızda gerçekleşir..İnsanlar devamlı güvence ararlar… Güvence arayanlar, tüm hayatları boyunca bunun peşinde koşar ve asla elde etmezler… Güvence ve kesinlik arayışı aslında bilinene olan bağımlılıktır… Peki bilinen nedir?.. Bilinen geçmişimizdir… Bilinen dediğimiz şey geçmiş koşullanmaların hepsinin toplamından başka bir şey değildir… Bunda da bir evrimleşme ve gelişme yoktur… Evrimleşme olmadığından durağanlık, düzensizlik, tıkanıklık, kargaşa ve çöküş vardır…
    Deepak Chopra’dan:

  3. thesunrise133 dedi ki:

    Şu anda evlenmeyi düşündüğünüz insan, kadın ya da erkek güzelliğinin / yakışıklılığın, kariyerinin, imkanlarının zirvesinde olabilir..
    Ama aynı insan ilerleyen yıllarınızda işini kaybetmiş, iflas etmiş, hastalanmış ve sizin gözlerinizin içine bakıyor olabilir.
    Bunu bir düşünün ve düşünürken kendinize karşı dürüst olun.
    Böyle dönemlerde o insanın elinden tutmak, yaslanacak bir omuz olmak içinizden gelmiyorsa, burada eksik bir şeyler var demektir.
    Kriz dönemlerinde evliliklerin sonlanması bu yüzdendir.
    Aile baskısı, mahalle baskısı, yaşım geçti, daha iyisini mi bulacağım diye evlenmeyin.
    Değiştirmeye çalıştığınız ve sizi değiştirmeye çalışan insanla evlenmeyin.
    Akranlarımın hepsi evlendi diye evlenmeyin.
    Arkadaşlarınızla tanıştırırken, gurur duymadığınız bir insanla evlenmeyin.
    Yaşlılıkta birlikte olmayı istemediğiniz bir insanla evlenmeyin.
    Yalnız korkusu yüzünden evlenmeyin.
    Eğer bu sebeplerden biri ya da bir kaçı sizin için geçerliyse,
    sağlam bir temele oturmamış evliliğinizin çatırdaması kaçınılmazdır..
    Güzin Yeğin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s