muhteşem sistem

İNSANA DAİR

27 AK DELİK VE KARA DELİK – İLÂHÎ SİSTEM

Kimi zaman yaşadıklarımızın niye başımıza geldiği sorusunu sorar, cevap ararız. Çoğumuz da sorunun cevabını dışarıda ararız; şüphesiz olan olmuştur. Bizim bu aşamada olana müdahale etmemiz söz konusu değildir. Fakat olan her ne ise, kişinin kendisi ile alakalıdır.
Yaşadıklarımız, içimizde var olan, kimse fark etmesin diye kendimizden bile sakladığımız, kabullenmek istemediğimiz yönlerimizin, ayna (dünyamız) daki yansımasıdır. Kime kıskanç, kime kötü, kime çıkarcı diyorsak aslında o biziz…
Yaşanalar içtekinin, dışta seyridir. İnsan kendisi için ne düşünüyorsa, dünyasındaki insanlar da onun için onu düşünürler. Kişi değersiz olduğunu düşünürse, dünyasındaki insanlar da ona değer vermezler. Dışarıdakilerin verdikleri, kişinin iç dünyasında, kendisine verdiğinden başka bir şey değildir.
Bizim dışımızda, bizden ayrı, bizim için bir şeyler yapan başka bir ilâh, güç yoktur. Fakat kişinin özünde her an işlemekte olan “Tek’in sistemi=Sünetullah” vardır. Bizler soyut iç âlemimizde oluşturduklarımızın karşılığını sistemin değerlendirmesi neticesinde, bir sonraki aşamada, somut madde dünyamız olarak yaşamaktayız.
Yani ötemizde bizden ayrı bir ilâh, tanrı yoktur. Ama özümüzde “tekin sistemi” ilâhî sıfatlar (Hay, Kelâm, İlim, Semi, Basir, Kaadir, İrade, Tekvin) farkında olsak da, olmasak da her an faaliyet göstermekte, işlemektedir. Bu da Kur’an’da (Kaf Suresi 16) “Ben size şah damarınızdan daha yakınım” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir alt boyutta belleğimizde oluşturduklarımızın, veri tabanımızdaki karşılığını bir üst boyutta (dünyamızda) açığa çıkartmak sureti ile ilâhî sistem, görevini biz farkında olmasak da kusursuz bir şekilde yapmaktadır.
Belleğimizde suretsiz potansiyel olarak bulunan “Allah’ın sıfatları” olan Hay/canlı – Kelâm/mâna yüklü- İlim/bilgi, data veri tabanımızda, Semi/algılanıp – Basir/değerlendirilip – Kaadir/bizdeki enerjinin kullanılması neticesi – İrade/sistemdeki karşılığı açığa çıkarılarak, “Tünel ucundan ak-delikten, tünel içine doğar”. Kayıtlı, sınırlı, surete bürünerek, dünyamızda Tekvin/oluverir. Bu olay Kur’an’da (Bakara Suresi 117) “Allah bir işi yapmayı istediğinde, ona yalnızca ol der, o da ol uverir.” şeklinde ifade edilmektedir.
Varlığın mekan ve zamandan bağımsız bir şekilde bağlantıları, ak delik ve kara deliklerin oluşturduğu “tünel süreci” ile olmaktadır. Akdelikler, teklikten çokluğa, dünyamıza açılan “ol” emrinin merkezi; Karadelikler ise evrenimizin dışına, başka boyutlara açılan “Ahiret kapılarıdır” .
Evrendeki her şey, ak delik ve kara delik tünelleri ile bir birine bağlantılıdır. Bu makro-kozmos (kâinat) ve mikro-kozmos (insan) da aynı şekilde oluşmaktadır. Akdelikden tünel içine, patlayarak doğan mâna yüklü dalgaların, beynimiz tarafından deşifre edilip, veri tabanının kapasitesi oranında tanımlanması neticesi, bu mânalar madde dünyamız olarak algılanmaktadır.
Tüm evren, tüm şeyler ve olaylar enerji (düşünce, hayâl) olarak soyut boyutta, frekans dalga(data) olarak beklemektedir. Bilincimizde oluşturduklarımız (isteklerimiz, niyetlerimiz, etki ve tepkilerimiz) tünel ucundan (ak delik) patlayarak, kişinin evrenine doğmakta, içte var olan şey, dışa yansıdığında (zaman ve mekan) çokluk boyutunda olmuş bitmiş olarak, kişinin dünyasında, yer almaktadır. 20.06.2011 Mehmet Fikri Sarıcı

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s