***aff RABBİ . …….içiMde ne çok imtihan var****

Doldur Saki Bir Bardak Muhabbet Demli Olsun
Mecnun Olup Leyla’lara Paspas Olmaktansa,
Züleyha Olup Yusuf’lara Zindan Olmaktansa,
Şems Ol!
Yüreğine Bin Hançer Saplansın.
Aşkın Dilencisi Olmaktansa,
Aşkın Şehidi Ol!
Tüm Kainat Seni Ayakta Alkışlasın
Aşk’ı Hep Leyla ve Mecnunlarla Anlatmışlardı Hani!
Aşk’ı Hep Zamir ve Sıfatlara Hapsetmişlerdi Hani!
Oysa Aşk; Leyla’dan da Mecnun’dan da Geçmek Demekti!
Oysa Aşk; Zamirleri ve Sıfatları Hiçliklere Gömmek Demekti!
Bir Türlü Anlatamadık..

Haydi Yola Devam! Hiç Durma. Derdi Allah Olanın Hali de Allah’tır. An Bu Andır. Beklemez.
Haydi Yaz… Bir Vedud’dan Olsun Bir de Kahhar’dan Yaz! Hep Leyla Hep Mecnun Olmaz Ki! Mevlana’nın Aşkı Varsa; Şemsin Yelere Dökülen Şehadetten Kanı Var! Yusuf’un Dünya Güzeli Cemali Varsa; Züleyhanın Yusuf’lara Zindan Olan Kahrı Var! Hz Hüseyin’in Yere Damla Damla Dökülen Kanı Var! Hallac’ın Çaprazlama Kesilen Kolu Kanadı Var. Allah’ın Bir İsmi Vedud’sa ;Bir ismi de Kahhar’dır. Haydi Yaz…. Yerle Bir Olan Lut Kavmine İnen Gazabın Aşkını Yaz. Nuh’un Kavmini Sulara Gark Eden Kahharın Aşkını Yaz… Bir Dem Mevlana İsen, Bir Dem de Hz Ömer Ol; Celalin ve Adaletin Adını Yaz…. Haydi…….. Yaz…….

“Hakk’ ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın.”Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?””Aşk; Her Şeyi Senin İçin Var Ettim Diyen RABB’e,
Her Şeyi Senin İçin Terk Ettim Diyebilmektir. . .”
ÖZ’SEL DEĞİŞİMİN KUMANDA MERKEZİ KALPTİR.
Hayatımda Hiç Ama Hiç Serhoş Olmadım! Hatta Serhoş Olanların En Büyük Madrabaz Olduklarını da Düşünmüyor Değilim! Kanaatimce Serhoşluk Korkakların ve Alçakların Siperidir! Diğer Yandan Manevi Serhoşluk da Allah’ın Daim Orada Kalınmasını İstediği Bir Hal Olmasa Gerek!. Eğer Öyle Olsaydı Alemlerin Sultanı Nuru Muhammed Mustafa Hiç Ayılmazdı!

Dehalığa Gelince Eğer Toplum İçin Bir Fayda Sağlamışsa Bu Dehalık Ne Güzel, Yok Kendi Şizofrenik Aklının Kendi Kendine Hezeyanlarının; Bazen Manik ,Bazen Depresif Hallerde Açığa Çıkması İse; O Zaman Ona Pabucumun Dehası Demek Lazım.

Yani İster Serhoş Ol, İster Deha, İstersen de Deli! Söyle Allah İle Aran İyi Mi? Hz Ebubekir Gibi : ” Allah’ım Bedenimi Öylesine Büyült Ki Benden Başkası Cehenneminde Yanmasın” Diyebiliyor Musun! İşte O Zaman Dehaların Dehası, Serhoşların Serhoşu, Aşıkların Aşığı, Delilerin Delisi Sensin! Senin Ellerinden Öperim!
”Üç şey seçildi cennetten: Kelimeler, aşk, annelik duygusu. Kelimeleri Adem aldı, annelik duygusu Havva ya kaldı; ama aşk çok ağırdı…”
Nereye dönerseniz dönün şu mevcudat içerisindeki her varolan ve varolmayanın bünyesinde aşkın HAK sahibinin bir güzelliği vardır.. O, yok dersen yoktur, var dersen vardır..Anmadığın yerde sükut, andığın her yerde vücuttur..Güzelliğin özünde O, baki mevcuttur…

YERYÜZÜNDEKİLERE MERHAMET EDİN SEMADAN SİZE MERHAMET YAĞSIN !

Kulluğun en güzeli;
Kulun Allah`ü Tealanın verdiği nimetler karşısında,
şükürden aciz olduğunu bilmesidir.

Sen!
Kandili bile görmeyen kör!
Kandille neyi göreceksin?

Bir yol varsa hakikate varan,
Bir yolcu lazım kendini arayan,
Bir hancı varsa yolcuları ağırlayan,
Bir AŞK lazım yola koyduran..!!

Sen; Kandili bile görmeyen kör! Kandille neyi göreceksin? …
Eyy Gönül! Aç artık can gözünü, aç! Daha ne kadar hayali gerçek sanan baş gözüne aldanacaksın? Bak şu âşıkların haline! Zâhirde deli divâne gibiler değil mi? Oysa onlar her daim, hiçlik de olsa farâzi de olsa kâinat deryasına Hakk’tan (cc) yansıyan tecelliyi avlarlar; sonsuz bir susuzlukla o ilâhi Aşk şarabının damlalar……ını yudumlarlar.. Onlar Sevgili’yle (cc) oldukça cennette, Sevgili’den (cc) koptukça cehennemdedir…

Kaçtığım Yer Kendim..
Okumadığın gün karanlıktasın.

” Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla. ”
Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et.
Gıybet etme sakın, bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.
Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın.
Birini nekadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.
Kainatın matemetiğidir. Bir koyar, bir alır insan. ” Bildiklerini unut. ” diyor DOST.Bilmeden kendi hesabını dürer ” diyor DOST…
” Hiçbir konuda emin olma ” diyor DOST… ” Kendini ayrıcalıklı sayma.
Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme.
Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir. Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.
Herzaman başkalarından öğrenmeye açık ol. En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy. Açık bir kapı bırak daima.
Ne kadar bilsen de hiçbirzaman yeterince bilemeyeceğini unutma.
Tevazudan şaşma. Ancak ozaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden. ” diyor DOST…

Hayatı Anlamlandırabilmek
Bir şeyler yaşanıyorsa şu kısacık hayatta, anlamlı olmalı, yaşanan her ne varsa.
Anlam kazandırmak, aklımıza ve irademize bağlı. Aklın ve iradenin hakkını vermek
bize bağlı. Yaşamak için yaşamamalı sadece, atılan her adımda O anılmalı, nefes
alış verişlerimizi O’nunla değere bindirmeliyiz.

Hayatımızı değerlilerle değerlendirmek bizim ellerimizde. O’nu anmadığımız
günleri yaşanmamış saymalıyız, O olmadıktan sonra yanımızda, ne kıymeti var alıp
verdiğimiz solukların.

Hayatınızı kime adarsanız onunla fanileşir ya da ebedileşirsiniz. Karun parayı
sevdi, Ebu Cehil kibri sevdi, Firavun zulmü. Kim neyi sevdiyse onunla yandı.
Şeytan gururu sevdi, gurur kovdurdu onu cennetten. Bir anlık hatasıyla kaybetti
ebediyeti. Pişmanlığı fayda vermedi, konumunu kendi elleriyle yerle bir etti.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) Allah’ı sevdi, hayatının
odağında hep Rabbi vardı. Ve her adımında biraz daha zirveleştirdi O’nu Allah
sevgisi.

Hayatımız bir emanet, suya kapılmış, yele savrulmuş, kuytularda unutulmuş bir
hiç değil. Hayatımızı kıymetlendirmek bizim ellerimizde, kıymetlilerle beraber…

Ayağımız takılıyorsa taşa bir yerlerde, bir diken kanatıyorsa parmağımızı,
sorgulamalıyız kendimizi. Gereksiz olan neye takıldım da şimdi ayağım taşa
takılıyor diye.

Sizin Hayatınızın Odağında Kimler Var?

Şimdilerde çok daha farklı telaşlar var dünyamızda. Takip ettiğimiz yollar,
özendiğimiz hayatlar, pek de cennete davetiye çıkarmıyor. Mal mülk biriktirme
sevdası adına her şeyi mubah sayan aklımız, magazin sayfalarında, televizyon
kanallarında ya da kahve köşelerinde aradığımız, heba ettiğimiz hayatımız, yakıp
yıktığımız iç dünyamız.

Neye bağlanırsak onunla imtihan oluruz. Bağlandıklarımız bir şey ifade ediyor mu
yarınımız adına? Yarınların güvencesi sadece bu diyarlar için mi geçerli! Ya
ahiretin güvencesi ne olacak? Neye bağlanırsak, neyi takip edersek onunla
karşılaşacağız. Peki, karşılaşacaklarımız bizi kurtarmaya vesile olabilecek mi?

Ne var hayatımızın odağında, kimlerle hem dem oluyoruz, O’nu hatırlatıyor mu
dost bildiklerimiz? Attığımız adımların kaçı O’nun için? Yoksa biz sadece
yaşamak için mi yaşıyoruz? Talip değil miyiz cennete? Talip değil miyiz henüz
görmediğimiz fakat düşününce titrediğimiz Rabbimize?

Biz neye tutunduk kurtulmak için? İmtihanlarımız bizi O’na götürüyor mu? Yoksa
uzaklaştırıyor mu? Yüceltiyor mu? Yoksa alçaltıyor mu?
Bugün sevdikleriniz, hasret çektikleriniz, yarın cehennemin alevleri arasından çekip alacaksa sizi, sevmeye ve hasret çekmeye devam edin!
Ey kalbimizde olan nur, GEL! Didinmelerimin ve arzumun sonu, GEL.! Hayatımızın senin elinde olduğunu biliyorsun. Hayatı kullarına sıkıntı yapma, GEL! Ey aşk! Ey maşuk! Manaları aş ve inadı bırak da GEL! Ey Hüdhüd’lerin sahibi olan Süleyman! Lütfedip de bizi aramak üzere GEL! Ey sevmede birinci gelen kişi! Aşkın hakikati seni geçip bilinci aldı, GEL! Ruhlar senin kaybolmandan ötürü inleyip feryat etmedeler, miadını doldur da GEL! Ayıpları ört, iyilikleri saç, cömert olanların âdeti böyledir, GEL!. Farsça “GEL” nasıl derler? “Biya” mı? Ya GEL ya bizim davetimize hak ver de GEL! Geleceğin zaman muradımız ne de açılır. Gelmeyeceğin zaman da muradımız ne de kesat olur, GEL! Ey Arap’ın Kürşat’ı, Ey İran’ın Kubat’ı! Kalbimi hatıranla fethedersin, GEL!. İçim sana GEL deyicidir.Ey senin varlığından doğacak varlık, GEL! Ey benim Ay’ım! Senin için ülkeleri dolaştım. Beni ve ülkeleri çevrelediğin halde GEL! Sen, yaklaşan ve uzaklaşan güneş gibisin. Ey kullara yakın olan, GEL!.. –

Şu ölümlü dünyada, ne kadar gereksiz şeylere takılarak, mutsuz olduğunu anlayıp, onları terkederek sevgi, anlayış ve hoşgörü ile huzur ve mutluluğa kavuşur.Bilgi sahibi olmaktan ziyade şuurlanır, yaşamanın amacına ermiş olur İNŞ.
yaratılışımızın gayesini, niçin yaşadığımızı, yaşarken maddî – manevî nelere dikkat etmemiz gerektiğini; ölümün, çürüyüp, toprakta yok olmak olmadığını; aksine, ölümün doğmak ve kurtuluş olduğunu; yüce Yaradan’a kavuşmak olduğunu; yaşamanın gayesinin Yaradan’ı bilmek, O’nu tüm hayatımız boyunca aşk ile arayıp bulmak olduğunu; ilahî aşkın ve vuslatın önemini, nefsimizle mücadele ederek olgunlaşıp arınmanın detaylarını; sevgi, anlayış ve sabrın mutluluğumuza yaptığı katkıları; yaşadığımız gerçek olaylar ve menkıbelerle, sade bir ifadeyle, samimi olarak sohbet tarzında sunmaktır . BİLDİRDİĞİNCE ZİRA HADDEN BAŞKA BİR ŞEY BİLMEZ BU FAKİR YAZAR DURUR İŞTE Hayatın Gerçek Yüzünü, gördüğümüz kadarıyla sizlere göstermektir YAZILANLARI YAZARIZ EZELDEN YAZILANLARDIR SELAM OLA!

Bildiğim bir şey varsa;hiç bir şey bilmediğimdir
kendimize yöneldiğimizde beden dediğimiz tarafı sonunda tekrar geldiği yere iade ediyoruz..Ruh tarafına baktığımızdada onunda alem-i Emr’den olduğunu,onada sahib çıkamayacağımızı fark ediyoruz.Bir eyyam “ben” dediğimizin yüklendiği bilgilerinde kendi eserimizle ilgisi olmadığını,topladıklarımız olduklarını görüyoruz.şu sonuca varıyoruz ki bilgi ve ilimin ancak çok cüz’i kısmına erişebiliyoruz.Bunu aynen Eflatunun söylediği gibi itiraf ediyoruz:
Bildiğim bir şey varsa;hiç bir şey bilmediğimdir…

About thesunrise133

öğrenci ,öğretmen, araştırmacı, kaşif, Cennet bizim içinde olacağımız bir yer değil, bizim içimizde olan bir yerdir..
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to ***aff RABBİ . …….içiMde ne çok imtihan var****

  1. thesunrise133 dedi ki:

    Allah’ım bana rahmet kapısını aç.
    — Allah’ın rahmet kapısı kapalı mı ki açmasını istiyorsun? Rahmet kapısı her zaman açık.
    Kapın açık mı sen ona bak!
    — Nasıl dua edeyim?
    — Günahları terk etmekten daha güzel dua mı var?
    Sen dünyayı ahirete
    götüremeyeceğine göre…
    Öyle yaşa ki dünya seni ahirete götürsün
    Aşkın Gözyaşları

  2. thesunrise133 dedi ki:

    GÖZLERİ UZAKLARA DALAN BİRİNİN
    YAKINLARDA OLAMAYAN BİR HİKAYESİ VARDIR
    iki damla uykunuz, iki damla huzurunuz ve “kısmet olursa” diye başlayan iki damlacık ömrünüz var şunun şurasında. Kendini vazgeçilmez zannedenler için, vazgeçmeyin kendinizden. Güzel sabahlar istiyorsanız, geceleri varlığıyla sizi mutlu eden yüreklere sarılın, ne istediğini bilmeyenlere değil.

  3. thesunrise133 dedi ki:

    Bilim adamlarına göre,
    Akıllı bir erkek,
    Dünyanın en güzel kadınını değil,
    Dünyasını güzelleştiren kadını sever ..(miş)

  4. thesunrise133 dedi ki:

    Fizik bedenine de iyi bak. Ne de olsa hikayenin küçük bir bölümü Dünyada geçiyor

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s